top of page

Fazla Mesai Nasıl İspatlanır? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'ndan İşçi ve İşverenler İçin Önemli Karar

  • Yazarın fotoğrafı: cinarhukukveuyusma
    cinarhukukveuyusma
  • 2 gün önce
  • 3 dakikada okunur

Mahkeme: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Esas No: 2020/22-161

Karar No: 2020/490

Karar Tarihi: 30.06.2020

Konu: Fazla Çalışma Alacağı – İspat Yükü – Tanık Delili – Fazla Ödemelerin Mahsubu

İşçilik alacaklarına ilişkin davalarda en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı ve bu çalışmanın nasıl ispatlanacağıdır.

Özellikle işyerinde puantaj kayıtlarının bulunmadığı veya düzenli tutulmadığı durumlarda, mahkemeler çoğu zaman tanık anlatımlarına başvurmaktadır. Ancak her tanık beyanı hükme esas alınabilir mi? İşçinin tanıkları hangi şartlarda fazla mesaiyi ispat edebilir?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.06.2020 tarihli bu kararı, fazla çalışma alacağının ispatına ilişkin temel ilkeleri ayrıntılı şekilde ortaya koyması bakımından uygulamada büyük önem taşımaktadır.

Olayın Özeti

Davacı işçi, davalı şirkete ait Irak'taki işyerlerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin sona ermesinin ardından fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.

Davalı işveren ise banka aracılığıyla yapılan ödemelerin işçinin aylık ücretinden fazla olduğunu, bu ödemelerin fazla çalışma karşılığı yapıldığını ve işçinin bu ödemelere herhangi bir itirazda bulunmadığını savunmuştur.

İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, dosya temyiz edilince uyuşmazlık Yargıtay Hukuk Genel Kurulu önüne gelmiştir.

Hukuk Genel Kurulu Neyi Değerlendirdi?

Uyuşmazlık yalnızca fazla mesainin varlığıyla ilgili değildir.

Hukuk Genel Kurulu özellikle şu sorular üzerinde durmuştur:

  • Fazla çalışma hangi delillerle ispatlanabilir?

  • Tanık anlatımları hangi şartlarda hükme esas alınabilir?

  • İşçiye banka aracılığıyla yapılan fazla ödemeler fazla çalışma alacağından mahsup edilmeli midir?

  • Seri şekilde açılan davalarda tek dosyada alınan tanık beyanları bütün davalar için yeterli kabul edilebilir mi?

Fazla Mesaiyi İspat Yükü Kime Aittir?

Kararda öncelikle önemli bir temel ilke hatırlatılmıştır.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.

4857 sayılı İş Kanunu'nda fazla çalışmanın ispatına ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığından, genel ispat kuralları uygulanmaktadır. Bu nedenle işçi, fazla mesai yaptığını hukuken geçerli delillerle ortaya koymalıdır.

İmzalı Bordro Ne Anlama Gelir?

Yargıtay'ın önemle vurguladığı bir diğer husus da ücret bordrolarıdır.

İşçinin imzasını taşıyan ücret bordrosu, sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir.

Başka bir ifadeyle, imzalı bordroda fazla çalışma ücretinin ödendiği görülüyorsa, aksi ispat edilmedikçe bu ödemenin yapıldığı kabul edilir.

Tanık Beyanı Her Zaman Yeterli midir?

Kararın uygulama açısından en önemli bölümü budur.

Hukuk Genel Kurulu'na göre;

işyeri kayıtları, puantaj cetvelleri, giriş-çıkış kayıtları veya benzeri yazılı belgeler bulunmuyorsa fazla çalışma tanık anlatımlarıyla ispatlanabilir.

Ancak bunun da önemli bir şartı vardır.

Tanığın;

  • davacı ile aynı işyerinde çalışmış olması,

  • aynı dönemde görev yapması,

  • çalışma düzenini bizzat biliyor olması gerekir.

Davacının çalışma koşullarını bilmeyen kişilerin anlatımları hükme esas alınamaz.

Seri Davalarda Tanık Dinlenmesi

Somut olayda aynı işverene karşı açılan çok sayıda davada tanıkların yalnızca tek bir dosyada dinlendiği görülmektedir.

Hukuk Genel Kurulu bu yöntemi yeterli bulmamıştır.

Mahkemelerin her dosya bakımından;

  • işçinin hangi ülkede çalıştığını,

  • çalışma saatlerini,

  • vardiya düzenini,

  • ara dinlenme sürelerini,

  • hafta tatili uygulamasını

ayrı ayrı belirlemesi gerektiği ifade edilmiştir.

Fazla Ödemeler Mahsup Edilebilir mi?

Dosyada banka kayıtlarına göre işçiye ücretinin üzerinde bazı ödemeler yapıldığı da tespit edilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu, bu ödemelerin hangi alacağa ilişkin olduğunun açık biçimde belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Mahkeme, gerekiyorsa tarafları dinleyerek ve delilleri yeniden değerlendirerek bu fazla ödemelerin niteliğini belirlemeli; gerçekten fazla çalışma karşılığı yapıldığı anlaşılan ödemeleri hesaplanan alacaklardan mahsup etmelidir.

Bu Karar Neden Önemli?

Bu karar yalnızca fazla çalışma alacağına ilişkin değildir.

Hukuk Genel Kurulu, işçilik alacaklarının ispatında tanık delilinin nasıl değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin önemli ölçütler ortaya koymuştur.

Karar sayesinde;

  • tanık beyanlarının hangi şartlarda dikkate alınacağı,

  • imzalı bordroların ispat gücü,

  • banka kayıtlarının değerlendirilmesi,

  • seri davalarda delillerin nasıl inceleneceği

konularında uygulamaya yön veren ilkeler belirlenmiştir.

Uygulamacılar İçin Çıkarımlar

Bu karar ışığında fazla çalışma alacağına ilişkin davalarda şu hususlar özellikle incelenmelidir:

  • İşyerinde puantaj kayıtları mevcut mu?

  • İşçi tarafından imzalanmış ücret bordroları bulunuyor mu?

  • Tanıklar gerçekten davacıyla aynı dönemde ve aynı işyerinde çalışmış mı?

  • Banka aracılığıyla yapılan fazla ödemelerin açıklaması dosyada mevcut mu?

  • Tanık anlatımları somut çalışma düzenini ortaya koyuyor mu?

Bu soruların doğru şekilde cevaplandırılması, davanın sonucunu doğrudan etkileyebilecek niteliktedir.

Uygulamada fazla mesai davalarının önemli bir bölümü tanık anlatımlarına dayanmaktadır. Ancak Yargıtay, tanık beyanının tek başına yeterli olmadığını; tanığın davacının fiilî çalışma düzenini gerçekten biliyor olmasını ve anlatımların somut olayla uyumlu bulunmasını aramaktadır.

Ayrıca karar, banka kayıtlarında görülen fazla ödemelerin niteliğinin araştırılmadan doğrudan kabul veya reddedilemeyeceğini de açıkça ortaya koymaktadır. Bu yönüyle karar, hem işçi hem de işveren bakımından adil bir ispat sisteminin nasıl kurulması gerektiğine ilişkin önemli ilkeler içermektedir.

Sonuç

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bu kararı, fazla çalışma alacağına ilişkin davalarda yalnızca sonuca değil, ispat yöntemine de odaklanılması gerektiğini göstermektedir.

Kararın ortaya koyduğu temel ilke şudur:

Fazla çalışma iddiası, somut delillerle desteklenmeli; tanık beyanları ise ancak davacının gerçek çalışma düzenini bilen kişiler tarafından verilmişse hükme esas alınmalıdır. Ayrıca banka kayıtlarında görülen fazla ödemelerin niteliği açıklığa kavuşturulmadan sağlıklı bir hesaplama yapılamaz.

Yorumlar


  • Instagram
  • Twitter
bottom of page